CLICK HERE FOR BLOGGER TEMPLATES AND MYSPACE LAYOUTS »

30.9.06

hastayımmm..

grip oldum.çok fenayım.ilgiye alakaya ihtiyacım var.burnum kızaracak yine.kaç mendil tükettim bilmiyorum.meyve yiyorum bol bol ama yine de bana mısın demiyor.tavsiyeleriniz var mı?
eşim dostum beni hastayım sanıyor
yastayım bunu kimse bilmiyorrrr
dırıdırırdırırıdırırdııı..
biiippp..

26.9.06

17

bilmiyorum.komık belki ama bilmiyorum işte.hayatımdan cok erken çıktıgı için hatırlamıyorum desem daha düzgün olur."düzgün" dosdogru giden ne var ki?okul yolum yamuk mesela. ağaclar da yamuk. kalbim yamuk..bu sekilde olmaları anlam katıyor belki de onlara..hayat çizgileri de yamuk oluyor mu ki? elbette. hep bebek mi kalıyorum demek ki burda da var bir yamukluk.su gunlerimi özleyecek miyim?yine değişecegim.kendimi cekilmez bulunuyorum çoğu zaman.neyse konu ben değilim.konu; O'nun hakkında yüzeysel bilgiye sahip olmam..çünkü değişiyorum..küçüklüğümü hatırlamıyorum. belki 10 sene sonra da bunları hatırlamayacagım..bu da bir yamukluk.küçük seyler sevindirir ruhumu diyor ya harun ben de öyleyim işte..ama bugun küçük seylere sevinemedim..belk de o küçük seyleri farkedecek kadar aklı basında değildim.aynaya baktım aynadaki ben değildim sanki..düşünsene hangi rengi sevdigini bile hatırlamıyorum."acaba buna tepksi ne olurdu" diye kafamda beliren soruya net bir cevabım olmuyor.olamıyor.bu duruma kızıyorum.kısa bir süreliğine çıkıp gelsen?doğaya aykırı seyler isteme be güzelim!gecti artık neye yarar değil mi? ancak hayalimde canlandırabilirim ama o da benim istedigim gibi olur.benim hayalim değil mi neticede.ee ben seni nasıl tanıyacagım? büyüyorum ya "artık yetişkinsin" deniyor ya bana..nasıl bir yük biniyor omuzlarıma anlatamam.bogazımda birseyler düğümleniyor.HAYIR.ben büyük rolünü üstlenmeyi istemiyorum.gelin n'olur..bir karede fotografımız olsun..elele tutuşup gezelim.evet hala çocugum..ama yalnızlık oyununda. elimde ağlamamın kazandırdıgı ayı.bak bunu hatırlıyorum agladıgım için ablamı elinden alınıp bana verilen o eski ayı.şimdi kolinin içinde diger oyuncaklarımın arasında tozlanıyor.o gece onunla uyumuştum.zafer benimmiş gibi.çocuktum ya bilmiyordum işte paylaşmayı(evet şimdi de çocugum)
ağlayarak ablamın elinden almayı basardıgım ayı haricinde hatırladıgım bir sey daha var.tam tersine çok güldügüm bir an..eşekcilik oynadınız mı hiç? ben yine oynamak istiyorum..ama o günkü gibi..

hatırlamıyorum baska birsey.
zorluyorum kendimi
yorma fazla.
evet bugun, belki de tam su saatlerdeydi..gitti ben uyurken.sabahını da hatırlamıyorum.gecesini de.ne oldu? kalabalık vardı korktum.köşeye kıvrıldım ve baktım anlam veremedigim kalabalıga.
hatırlamıyor olmam daha mı iyi kestiremeim ki..hatırladıgım benzer gunu düşününce bir cesit oluyorum.gitsem bir türlü gitmesem bir türlü.sevsem bin türlü sevmesem başka türlü..
dedim ya cekilmez biriyim ben.
umarım her neredeysen yarım bıraktıgın insan yanındadır ve gülümsüyorsunuzdur bana bakarak.değil mi vinçenzo?
içimden gecenleri anlarsın..söyleyemediklerimi duyarsın..bugün senin günün benimse..neyse boşver.
hoşçakal
kıjın...

21.9.06

kim bilebilir ki umut ararken umudun aslının kendisi oldugunu..mutluluk ateslerini yakanın da oluşturanın da kendisi oldugunu nerden bilebilir küçük bir çocuk..efsaneler neden efsane olmuştur acaba merak ederim..gercek olmadıkları için mi? inanmaya calıştıgımız için mi?hoşumuza gider..
yok o değil de mutluluk varken biz neden hüzünü kederi ararız? neden bir yanımız yalnız kalmak ister? ya da bir yanımız baska bir seyler fısıldar..fısıltı neticede ama derinden gelir gibi..duydun mu bir kere duymamış gibi davranamazsın ki..oldu mu bi kere olmamış gibi..
an gelir böyle olur işte..
çıkıp gitmek istersin , kapıları kapatmak istersin..olmaz.çünkü "sen" değişmeyensindir. değişmedigini düşünürsün..beklerken onca mevsim geciyor hersey değişiyor bir ben ,ben kaldım aynı dersin..düşünürsün..düşünürsün..yine basa sararsın kaseti..

ah, bir ateş ver, cıgaramı yakayım
sen sallan gel, ben boyuna bakayım

uzun olur gemilerin direği
çatal olur efelerin yüreği

ah, ataşı gavur, sinem ko yansın
arkadaşlar uykulardan uyansın

15.9.06

sıkıldım herseyden..
herkesten..
bir ben
bir ben daha
..
canım sıkkın.
neyse hiç başlamayayım.

1.9.06

evim evim güzel evim, cenetim cehennemim!

geldim dun akşam. yapılacak bir sürü iş var ve evde sular yok:( bulaşıklar yıgıldı.ev tozlu.bir de dogal gaz calışmaları yüzünden gelen gürültü ve toz cabası..
olsun ben yine de anlatayım size izmir maceramı.birden bire verilen kararla çıktım yola.hayatımda bir cok sey birden bire oluyor zaten.planlayamıyorum birseyeleri, hep planlamayı isterken..belki de böylesi daha iyi.

beni karsışayan sıcacık bir gülümseme vardı, özlem dolu kucaklaşma..yorgunluk gidiverdi birden.dogum gunuydu sonucta herseyi planlamışlardı.oysa sürpriz yapmak varken ona.hediye vermek, almak kadar zevkli.bir hoş oluyor için, paketi actıkta sonraki yüz ifadesini gördükten sonra daha bir güzel oluyor..vakit ikimiz içi dardı,"kaptan zaman" yine gidecekti:( (ve gitti) kısa ama uzun olan vaktimiz güzel gecti..tavsan hissetti bizi.
















kordon adımlarımızı dinledi. sevgi yolundaki tursucu kıyak gecti bize.ben suratımı ekşitmiş bir yandan içerken acılı tursu suyumu, amcanın bakışlarını yakaladım.gülümsedi.sonra kumpir faslı, karnım epeyce acıkmış.




yazasım yoktu bugun..aslında baslasam gerisinin gelecegini biliyorum.eylülün ilk yazısı.hava sogudu biraz.üşüdügümü hissediyorum.hep böyle mi olur?

izmir'de hediyesini alacak iki kişi daha vardı:) onları gördügüme cok sevindim.neden bilinmez eskiye döndüm.küçüklüğümü özledim.onlarla gecidigim vakitlere gittim.okula gidişimiz geldi aklıma.servis geldi, koşuşturmaca geldi ve son olarak bizi ayran sınav ve sonrası sonrası.. hepimizi birer hayat cizgisi var ya, ben o cizgilerin belirgin olmasını istemiyorum..benim çizgim bulaşsın sana, ona digerine. seninki de bana.her daim sevdiklerimin yanında olayım.aynı zamanda kendi hayatımda.aynı zamanda baska bir yerde.kendimi klonlamalı mıyım ne?yetemiyorum kendime.zaman az geliyor, yaptıgım buyuk bir iş yokken.
çam sakızı coban armaganı hediyelerim sahiplerine ulaştı .. ben de artık evime. gitmem gerek bu sehirden diyorken geri geldim yine. küçük memleketimi özleyivermiştim bir hafta içinde.memleketimi değil de , memleketimin beslediklerini mi özlemiştim yoksa?
















bir diger yanda koyup geldigim deniz kokusu..bir yanda vapurda yedigim gevrek..o sokak..o yeşil, o mavilik...karşıyaka..alsancak..








hepsinin tadı ayrı galiba..orda sevdiklerim burda sevdiklerim.. ne yardan geciyorum ne serden..sonuc olarak mutsuz oldugumu düşünüyorum kabugumda.

bir de ilk defa ben faytona bindim.ne eglenceli birseymiş o? kordonda tıkkıdı tıkkıdı gezmek(amcayla da bi pazarlık etmişim ki sormayın) dantelli cicekli böcekli bir arabamız vardı.prenses olduk kankayla. yanımızda gecen son model arabalar halt etmiş.hobareyyy diye geciverdik yanlarından:)
















eylul geldi ya,demiştim.severim eylulu bi hüzün kaplar içimi.bir de gitmeler sarar benliğimi.dalgalanma var..yalan mı yoksa denizler?



özledim..