21.7.09

uyku

uykunun geldiği o an var ya, algı güçleşiyor hani, yavaşlıyor hareketlerin, göz kapakların ağır geliyor. ama uyumamak için direniyorsun. neden? vakit kaybı sanki ya, -uyuyorum ya çok onu bi kenara bırakırsak- bissürü (bissürü eved) vaktim olacak. veletler var bi kere. daha çok aynaya bakıcam misal. daha çok güleceğim. daha çok şarkı.. deniz. daha çok sarılmaca, yemek yemece.. daha çok.
sonra birden bire daha "ölmek zamanı" değil dedi. bir an öleceğimi düşündüm o öyle deyince. yok yok olmaz dedim. daha hazır değilim. yapacak şeylerim var. sen'li, ben'li, biz'li. kim hazır ki ölüme. belki yarın kimbilir. bilmediğim bir yerin korkusu aslına bakarsan bendeki, belki keşfedilecek yerleri vardır, orda da hayata devam ediyorsak gidenlerle birlikte, aslında fena sayılmaz be. gidenlerle bir takılcaksak heh. aklıma garip şeyler geliyor bilog. :bwah:
uyku demiştim ya hani, sanırım daha fazla tutamayacağım kendimi. kimeyse artık inadım. uyuyunca geçer herşey merak etme demişti içerdeki deniz. bazen hak veriyorum ona. bazen de kızıyorum. anlaşmaya çalışıp giderken geçiyor işte zaman. gocaman gız oldun breh breh breh!
:esneyensmilie:

sen benle kal, hep benle kal.



20.7.09

güneş doğsun içime!

tatil gerek derken, dimdim (eved, didim onun adı) yolları göründü bana. abbas yolcu. henüz eşyalarımı bile hazırlamadım ya olsun varsın. cumburlooong, oh serin serin. (suya atlama efekti o)
o değil de çok tatlı bi insanım zaar, sivriler ise beni seven yegane hayvanlar. gerçi balıkları unutmamak lazım. onlar da beni unutuyorlar sürekli, hep bi ödleklik bi tırsma hali, kaç zaman oldu hala bana alışamadılar hehhe. sakin hayvanlar yav, azcık hareket lazım.
işimiz gücümüz çene denizanım, git eşyalarını hazırla, alınacak varsa onları al, bak saat kaç oldu. hala pc başında. off off olmazsın sen.

o halde, sahneye hemen mamutu alıyoruz.

ve bu albüm kapağı nerden çıktı bilinmez ama fona iyi gitti , haha robotumsu dansımızı yapıyor. ve saheneye fionayı devat ediyor. muhteşem dansa ortak olması için. hande de kimmiş hobarey!

dedim ki ben romeo gerçek aşkın bla bla bla.. kendini kaptıran fiona pembe panteri farketmez bile.

ve ve çocukları pistten alıyoruz (önlemimizi baştan aldık)

bu suarada prens ve kurabiye, dans eden kalabalığı düşmandan korumakta.

nihahha ve işte korkak kaplumbağayı alt ettiler. korkarak uzaklaşan kaplumbağa bir daha görünmedi ortalıkta...

düşmandan kurtulan ahali, hepbirlikte eğlenceye devam etti. bu saçmalamaca da burda bitti.


16.7.09

terazi


boşa koysam dolmuyor, doluya koysam almıyor.
insan ne istediğini bilmeli. evin içinde yürürken dikkat etmeli koltuğun köşelerine, küçük parmak acısı fena birşey. karnın mı acıktı gideceğin yer mutfaktır, evin içinde dolaşmanın can acıtmanın sakarlık yapmanın manası yoktur. acıktın, mutfaga gittin de ne yiyeceğini bilemiyorsun bu sefer... o zaman boşuna açık tutma buzdolabını, elektrik faturasını düşün. mantıklı ol ne yemek istediğine karar ver. zamanı da geçirme, çünkü biliyorsun işte yeniden gelmiyor. midene ağrı girmeden birşeyler ye. bakma öyle.

8.7.09

mezun(iyet)


evvet yenice geldim. benim için zor da olsa şablon değişikliği vb ufak şeyleri de yaptım yenilendim. bakalım ne kadar gidecek bu şekliyle. yaz havasına uygun oldu ebet.

ve ve ve artık mezunlar kervanına katılmış insan olarak yaz sıcağında net başında geçiriyorum günlerimi. neler neler oldu bitti, neler neler geldi geçti. sana dair bana dair. kpss denen illeti de atlattık.

ama noldu? telekonferans yoluyla 60 öğretmen 8 bin tl karşılığında soruları yanıtlamış! şimdi bu olay ığdır'da oluyor ama kimbilir nerelere kadar sıçradı daha bilmediğimiz. soruşturmalar açıldı, birileri tutuklandı vs vs... ee nolcak? iptal mı edilecek, tabii ki hayır. güzel memleketimim güzel olaylarından bir tanesi daha. insanın birşey yapamaması çok can sıkıcı. haa hatalı olan sorulardan hiç bahsetmiyorum dikkat ediniz. (bkz: haberler)

zaten sorular da zordu. ( heh bak bu kısmı da benim savunma mekanizmam, freuda göre neymiş yer yön değiştirmemiymiş bunun adı.) uzun bir süre eğitim bilimlerinin etkisinden kurtulamayacağım galiba. son 15 gün çalıştım ama etkisi hala devam etmekte. oldu bitti geçti. herşey olacağına varır yav.

henüz tatilde olduğumuzdan belki farkında değiliz, yani mezun olan arkadaşların çoğu böyle. dönem başında okula gitmeyince dank edicek birşeyler sanıyorum. herşey belirsiz gibi. bitti mi şimdi? noldu? misal ben öğretmen miyim? arada bir öyle hissederken arada bir de yakınından bile geçmiyorum. öğretmen. hımm.

kuzenimle konuştum da, asıl öğretmenliğe başlayınca anlıyorsun durumu diyor. siirt'te ögretmenlik yapınca daha başka oluyordur muhakkak. ben batıdaki okullarda staj yapmışım tek deneyimim bu, sahiden de birşeyler söyleyebimek için çömüm ben :) haydi bakalım ben ve benim durumumda olanlar için hayırlısı olsun diyor noktayı koyuyorum.

27.6.09

kısa süre kullanımdışıydım.
geliyorum, az kaldı.
bir şarkı
içinde umut, sevgi
o zaman benden gelsin yine.

21.5.09

sığınak

Ne yetişecek kadar yakındım, ne de geri dönecek kadar cesaretli. Tek başıma kalakaldım işte.
Yağmur bu nasılsa geçer dedim, doluya çevirdi. Herşeyin bana karşı inadı olmak zorunda mı? içimden sayıyorum. Madem kaldım burda şarkıya devam derken mp4 de bana inat etti. hey ben senin gibi! bu sefer telefon imdadıma yetişti derken tek şarkıyla devam ettim sığınakta durmaya. sığınak da bi yere kadar bana kucak açtı, artık yukardan sular damlamaya başladı. höff yani iyice ıslandım zaten yapcak bir şey yok dedim normal normal yürüdüm gittim. ha donuma kadar ıslandım mı orası başka konu. kampüsün içindeki ring şoförü dayanamadı benim o ezik halime, normalde kullandığı güzargahı değiştirdi beni aldı bulunduğum yerden. otobüsün içindekiler de umrumda değildi zaten, ceketimi çıkardım sıktım. gayet , evde çamaşır seriyormuş edasıyla. bir yerden sonra alışıyor bünye ıslak olmaya. saçlarım mı ıslak yoksa ıslak mı yaşamak dedim? senin için rüzgarda hep yağmur mu var? iyi bir sesim yok o da ayrı bir konu.
bir de o yağmurda koşturanları anlamıyorum ben, koşarken çok daha fazla ıslanıyor insan, mythbusters'ta yaptı adamlar deneyi, koşmayacaksın yağmurda anladın mı? yapacakların ise ; evden çıkmadan önce müzikçaların sarjını kontrol etmek, şemsiyeni almak, açık renkli ayakkabı giymemek...
eve döndüğümde ayaklarım buruş buruştu. üzerimi değiştirdim de yine hasta olmasam bari.

15.5.09

ağlamak meselesi


nasıl etmeli de ağlayabilmeli
farkına bile varmadan?
nasıl etmeli de ağlayabilmeli
ayıpsız,
aşikare,
yağmur misali?

neylersin alışkanlık
için kan ağlarken yüzün güler
dikilitaş gibi dinelirsin yine.
yavrum, erişmek ne müşkülmüş meğer,
anneler gibi ağlamanın yiğitliğine?


Nazım Hikmet