CLICK HERE FOR BLOGGER TEMPLATES AND MYSPACE LAYOUTS »

29.12.06

iyi tatiller!

21.12.06

değişik

hani sıkılmışken, herşeyin üzerime geldiğini düşünürken iyi hissetmemi sağlayan nedenler de çıkıyor işte.bir tanesi de bugun oldu.hiç beklemediğim bir anda sınav sonucumu öğrendim arkadaşımdan.ne bileyim böyle bir notu beklemiyordum:) sevindim, sevincimi belli edemedim.belki de küçük bir nedendi ama sevindim işte.tek bir sözü bekliyormuşum sevinmek için dedim.tek bir söz nelere neden olabiliyor.(tam tersi olsaydı buraya şu an yazıyor olmazdım.aman ne bileyim işte paylaşmak istedim iyi notumu, ne de güzel oldu pek de güzel oldu. darısı tüm ögrencilerin başına.
şimdi yine yazmam gereken raporun başına dönüyorum.sıkılmamak ümidiyle..

not:tamam öğrenciyim böle seyler olabilir.normaldir.ben tembel bir öğrenciyim.gerçek.yine de olley olley olleyyy!

15.12.06


herşeyden herkesten sıkıldım..geri dönmek istiyorum hem de baya bi geriye!mümkünse dünyada olmadığım bi aralığa..
.
.
.
.
.
.
geçecek..

7.12.06

papatya

papatya gibiyim, yapraklarım sayısız sadece..sayıyorum bir bir, bitmiyor...seviyor, sevmiyor, seviyor, sevmiyor, seviyor, sevmiyor, seviyor, sevmiyor, sev...

26.11.06

olur ya..bazen..

sürüngen gibi..
hani biraz düzensiz kimi zaman..















yardım isteyince herşeyin düzeleceğini düşünürüm..
















olmadık yerde bi kuş sıçar, kızar arkadasım bense gülerim. bekle cekecegim bekle bekleee derken teshisi de koyarım sanırım ishal..ama olur olmadık yerde olabilir işte..bazen.. olur.















neyi nereye koyacağını bilmezsin, dagınıksındır ya,boşverirsin, tembelsindir...yani öleyim.eved.

















saçlarınızı hiç şımarttınız mı? yapmadıysanız(sacınız kısa diye belkide) bir an önce sımartmayı deneyin:) (tamam siz bilirsiniz yapmayın o zmn)





















nereyi gösterdigimi bilmeden işaret ederim, amaç belli olsa da yanlıştır(mı)





















yansımalardan ibaret miyiz acaba derim..beynim sulanır, midemin içine yagmurlar yagar..sonra da agrımaya baslar.ılık süt iyi gelir bilirim.uykuya dalarım sonrasında..severim ya uyumayı o bakımdan.

































konserve yaptık yaz sonunda..tuzu fazla gelmiş.herşeyin dört dörtlük olmasını beklemek zor olurdu zaten..varsın tuzu çok olsun hallederiz..

















unutmuşum çantamın içinde browniyi çok severim bir baktım kendinden geçmiş, güzelliği gitmiş, sekli bozulmuş..ama kıyamadım işte yuttum hemen.unutmamak lazım ;) tadından birsey eksilmediyse neden yemeyeyim ki.hele de hayır diyemedigim birseyse :) (ahh be olsa da yesem)

17.11.06

uyumak istiyorum

hiç uyanmadan uyumak istiyorum saatlerce..düzensizliğin vermiş oldugu yorgunluk hakim tüm vucudumda, beynimde..kendimi bıraktım odamda bile düzensizlik var, evde, ayakkabıları çıkarışımda..biraz uyusam geçer belki.gözlerim agır geliyor. imla kurallarına uymak istemiyorum. ama onlar olmadan da anlam eksilecek sanki(DM duydun mu) üüff yaa..ben hayattan istifa etsem benim yerime kim yapabilir görevlerimi? var mı gönüllü? haheuheaha(gülmek gibi birsey bu da, düzensiz dimi)
derdim ki eskiden arkadaslarıma" ne bitmek bilmez rapormuş ödevmiş bilmemneymiş bunlar" diye..sanırım iş başa gelince anlaşılıyor.Aslında bu da tembeliğimden son güne kaldı hepsi de ondan.ben zaten dahiyim ya(ee dahiler burcuyum yalan mı) herseyi bi gunde hatta bir saatte halledebilirim.üstün yeteneklerim var.ama uyku yetenegimi kullanmak istiyorum su an..neyse mayk fazla coşkuya gereNk yok. alırım anahtarını!?

11.11.06

.

değer neydi?

4.11.06

adam

Durup da söyleyemediğim bir adımsa
Gizli kapaklı
Sevda türküleri tuttursam da ben
Telli duvaklı

Yanıma korlar mı adam seni
Koparıp acıtmazlar mı beni
Nafile yanar elim dudağım
Seni bana yar ederler mi
Seni bana yar ederler mi

Yağmur bulutu unutursa
Dalında çiçeği kurutursa
Yar benden utanırsa
Düşündüm düşümden ayrı kaldım

takıldı mı sarkı bi kere, olmuyor ki..durup durup söylüyorum..o değil de benim vizelerime calışmam gerek. durmuş aynı sarkıyı yüz yirmi bes milyon altı yüz elli sekiz kere söylüyorum.sesim güsel olsa yine iyi, ee nolcak şimdi..neden takılıyosun sarkı git başka bi zihne.
bu arada havalar iyiden iyiye sogudu değil mi?bugun dışarı çıkmıştım da ders notlarının fotokopisi için acaip üşüdüm.insanın yüzünü acıtıyo soguk.artık bereler atkılar cıkacak desenize ;) kar var mı kar haber bekliyorum blog kardeslerden.(ulen sanane ya dimi, madem merak ediyosun turkıye genelini git ac hava durumuna bak)
neyse canlarım kısa süreliğine de olsa ben biraz ders calışayım(çok calışkanım bilenler bilir) bir sarkıyla bitirmek istiyorum ..yagmur bulutu unutursa, dalında çiçegi kurutursa, yar benden utanırsa..düşündüm düşümden ayrıkaldımm...(sarkıya takılmış gibi davranmıyorum dimi)
:)

2.11.06

baba-anne

bayram geldi ..gecti...ben burdayım yine.gec kaldım herseye her zamanki gibi..kendime geç kaldım belki de.
yine hasta oldum bayramın son gunu..yine dikkat etmedim kendime.bayram ya, ziyarete gidilir ya buyuklere, basta eksik oldu ziyaretler ve böylelikle 3 gun boyunca eksikti birşeyler.bayramın son günü babannemdeki ifade güzeldi bir tek.mutluydu bi gunluğune de olsa.evlatlarının hepsini bir arada gördügüne sükretti içinden, torun torba sahibi olsa dahi çocukları onun gözünde yine minikti, içi burkuldu bir an.sonra kendini mutfaga koyuverdi maksat aklını dagıtmaktı.bazen hissedersiniz ya ben de sıklıkla hissediyorum karsımdakilerin ne düşündügünü(ha kimi zaman yanılmıyor değilim-buyuk hikayeler uydurmuyor da değilim- neyse işte parantez içi paranteze gerek yok) (tek muder değil bunu yapan desene(yerim seni))
(kısa süreliğine yaşanan parantez kaosundan dolayı özür dileriz)
ne diyorduk hatırlandıgını yasadı babannem.agladı.içinden gecenleri dile getiremiyordu kimi zaman.genellikle dile getirdikleri kırıcı seylerdi..oysa güzel zamanlarda hissettigi o sevgiyi anında paylaşsa cok daha farklı olurdu..çok zor sevgi sözcükleri cıkıyor agzından nedense."ben sevgi görmedim ki göstereyim" dediği zamanı hatırlıyorum.karışılıgında sadece sarılabildim ona,iki kelam çıkmadı agzımdan..ben öyle anlarda konusamam ki.dokundum ya ona, hissetti ya beni bu da yeter:) en güzelini sen yaptın..gittin buralardan..hatırlatacak hiçbirsey yok yakınında hafızandan baska..allah uzun ömürler versin sana.

16.10.06

sakar mıyım neyim?

kabul edilmiştir:
deniz sahsiyeti bir adet sakardır.
bu kaçıncı vukuatım benim bilmiyorum, o değil bir gun kötü birsey gelcek basıma.gribim zaten o ayrı mevzu bir de dun top oynarken ayagım burkuldu ve şimdi toplallıyorum resmen.basamıyorum ayagıımın üstüne.şişlik falan yok, morarma azcık var.sanırım zedelendi.üüff yaa..akşam buyuklerimizin dediğini yaptım. iğğkkk çok pis kokuyor ama. zeytinyagıyla ovduktan sonra bir de üzerine sogan koyduk ve sardık.aman yarabbim bu de ne ?( soganlar pembeleşinceye kadar bekleyecekti ayagımda bir de) bilmiyorum iyi geldi mi ama ev berbat koktu. tum pencereler acık ve ev havalnıyor suan.şimdi de jel surdum sanırım o da iyi gelir..hmm ee okula gec kalcam şimdi.ben en iyisi uçayım. seke seke gidecegime göre yolum 5 dakka daha uzadı :(
ahh aahhh sakar olmak da ayrı bir meziyet!

14.10.06

tam iyileştim derken..

yine burnum akmaya basladı, ben iyileşmiştim oysaki..hapşurup duruyorum :( ne zaman bitecek bu grip?

12.10.06

sahur

karnımı da doyurdum bir güzel.eski sahurlar güzeldi bizde.sen kalktıgında sofra hazır oluyor mesela, sanırım en güzeli bu olsa gerek, hiç o zamanlar bunun farkına varamamışım. hazır bir sofraya oturmak ne buyuk bir sereftir oysa..benim çocuklugumda kışa denk geliyordu ramazan..dolayısıyla sogukta yataktan kalkmak da bi sorundu.o sıcacık yatagından kalkıp uykulu uykulu birseyler yemek.bi bakmışsın bir muddet sonra iştahın açılmış kızarmış ekmegin üzerine tereyagını da surmuşsun ,yanında da bir bardak çay.kalabalık olunca açılıyor bu iştah.bize kıyamayan annem hemen yatmamızı isterdi.kalkmadan önce yatagımın sıcaklıgı gitmesin diye yorganımı hemen kapatırdım yine , öyle yarı acık bırakmazdım ve geri döndügümde uykuma kaldıgım yerden devam ederdim.işin en güzel tarafı da bu olurdu:) uyumak. yemegini yemişsin ve uyuyorsun. aa bi de davulcu geçerdi. ben korkardım davulculardan, belki de korkum gürültüsündendi. ama yine de pencerenin kenarına geçip bakardım perdenin ucundan.arada gıcıklık olsun diye pencereyi acardım ,tabi bunu farkeden davulcu hemen pencerenin altına gelirdi ben de kaçardım.meger adam para için geliyormuş benimle alıp veremedigi birsey yoktu ki.tekrar yatardım ve sanırım uykularım da daha bi manalıydı. huzur vardı.anne uyumazdı daha bulaşıklar vardı, ibadet vardı..yapılması gereken işler.anne için gün baslamıştı bile.anneler daynırdı, anneler herseyi hallederdi.
ramazanlar eskiden daha güzeldi
eskiler hep daha anlamlıydı
şimdi yalnız sahurlar pek de içacıcı değil, eşlik eden birileri cıkar ilerde elbet..
peki ya şimdi ne yapmalı? yataga zıplamalı..cok uykum geldi.gevezeligim tuttuyor bazen.iyi geceler millet!

4.10.06

şimdi okullu olduk!

evet en son hastaydım ya iyileştim artık:)ve şimdi okuluna gitmesi gereken bir ögretmen adayıyım.okul?! evet ilkogretim okuluna gidecegim bir saat kadar sonra.staj basladı artık ögrencilerimle birlikteyim.hiç kıskanmayın, belki onlardan birer parca bişiler cekebilirim sizin için.(burası aklımda yani, her ne kadar artık blogumu kapatma egiliminde olsam da)
ne diyordum; okulumdan gerekli evrakları aldım ,gecen hafat gittigimde bir ögrenci yanıbasıma gelip "ögretmenim siz kaçıncı sınıfların dersine gireceksiniz" dedi :) :) :) bana mı dedin..ben mi.. ögretmen.. hımm.. derken çocugu ayak üstü kandırdım(pis yalancı ögretmen seni) ya kandırmak değil de işte o gibi bişi.(rası nasıl oluo bilmiyorum aman çok soru sormayın işte) ben ortaokullara girecegim dedim.nihahahaha. ve cocuk olagan gülümsemesiyle "öyle mi! tamam" dedi koşa koşa gitti. görüşürüz evladım görüşürüz:) bahcede beklerken gözgöze geldigim minikler de ögretmen sanıp(ne yani ögretmenim zaten hıhh) daha bi cekingen oldular.
ayy şimdi heycan bastı bakalım bugun neler olacak?
"ögretmen hanım?"
:)

30.9.06

hastayımmm..

grip oldum.çok fenayım.ilgiye alakaya ihtiyacım var.burnum kızaracak yine.kaç mendil tükettim bilmiyorum.meyve yiyorum bol bol ama yine de bana mısın demiyor.tavsiyeleriniz var mı?
eşim dostum beni hastayım sanıyor
yastayım bunu kimse bilmiyorrrr
dırıdırırdırırıdırırdııı..
biiippp..

26.9.06

17

bilmiyorum.komık belki ama bilmiyorum işte.hayatımdan cok erken çıktıgı için hatırlamıyorum desem daha düzgün olur."düzgün" dosdogru giden ne var ki?okul yolum yamuk mesela. ağaclar da yamuk. kalbim yamuk..bu sekilde olmaları anlam katıyor belki de onlara..hayat çizgileri de yamuk oluyor mu ki? elbette. hep bebek mi kalıyorum demek ki burda da var bir yamukluk.su gunlerimi özleyecek miyim?yine değişecegim.kendimi cekilmez bulunuyorum çoğu zaman.neyse konu ben değilim.konu; O'nun hakkında yüzeysel bilgiye sahip olmam..çünkü değişiyorum..küçüklüğümü hatırlamıyorum. belki 10 sene sonra da bunları hatırlamayacagım..bu da bir yamukluk.küçük seyler sevindirir ruhumu diyor ya harun ben de öyleyim işte..ama bugun küçük seylere sevinemedim..belk de o küçük seyleri farkedecek kadar aklı basında değildim.aynaya baktım aynadaki ben değildim sanki..düşünsene hangi rengi sevdigini bile hatırlamıyorum."acaba buna tepksi ne olurdu" diye kafamda beliren soruya net bir cevabım olmuyor.olamıyor.bu duruma kızıyorum.kısa bir süreliğine çıkıp gelsen?doğaya aykırı seyler isteme be güzelim!gecti artık neye yarar değil mi? ancak hayalimde canlandırabilirim ama o da benim istedigim gibi olur.benim hayalim değil mi neticede.ee ben seni nasıl tanıyacagım? büyüyorum ya "artık yetişkinsin" deniyor ya bana..nasıl bir yük biniyor omuzlarıma anlatamam.bogazımda birseyler düğümleniyor.HAYIR.ben büyük rolünü üstlenmeyi istemiyorum.gelin n'olur..bir karede fotografımız olsun..elele tutuşup gezelim.evet hala çocugum..ama yalnızlık oyununda. elimde ağlamamın kazandırdıgı ayı.bak bunu hatırlıyorum agladıgım için ablamı elinden alınıp bana verilen o eski ayı.şimdi kolinin içinde diger oyuncaklarımın arasında tozlanıyor.o gece onunla uyumuştum.zafer benimmiş gibi.çocuktum ya bilmiyordum işte paylaşmayı(evet şimdi de çocugum)
ağlayarak ablamın elinden almayı basardıgım ayı haricinde hatırladıgım bir sey daha var.tam tersine çok güldügüm bir an..eşekcilik oynadınız mı hiç? ben yine oynamak istiyorum..ama o günkü gibi..

hatırlamıyorum baska birsey.
zorluyorum kendimi
yorma fazla.
evet bugun, belki de tam su saatlerdeydi..gitti ben uyurken.sabahını da hatırlamıyorum.gecesini de.ne oldu? kalabalık vardı korktum.köşeye kıvrıldım ve baktım anlam veremedigim kalabalıga.
hatırlamıyor olmam daha mı iyi kestiremeim ki..hatırladıgım benzer gunu düşününce bir cesit oluyorum.gitsem bir türlü gitmesem bir türlü.sevsem bin türlü sevmesem başka türlü..
dedim ya cekilmez biriyim ben.
umarım her neredeysen yarım bıraktıgın insan yanındadır ve gülümsüyorsunuzdur bana bakarak.değil mi vinçenzo?
içimden gecenleri anlarsın..söyleyemediklerimi duyarsın..bugün senin günün benimse..neyse boşver.
hoşçakal
kıjın...

21.9.06

kim bilebilir ki umut ararken umudun aslının kendisi oldugunu..mutluluk ateslerini yakanın da oluşturanın da kendisi oldugunu nerden bilebilir küçük bir çocuk..efsaneler neden efsane olmuştur acaba merak ederim..gercek olmadıkları için mi? inanmaya calıştıgımız için mi?hoşumuza gider..
yok o değil de mutluluk varken biz neden hüzünü kederi ararız? neden bir yanımız yalnız kalmak ister? ya da bir yanımız baska bir seyler fısıldar..fısıltı neticede ama derinden gelir gibi..duydun mu bir kere duymamış gibi davranamazsın ki..oldu mu bi kere olmamış gibi..
an gelir böyle olur işte..
çıkıp gitmek istersin , kapıları kapatmak istersin..olmaz.çünkü "sen" değişmeyensindir. değişmedigini düşünürsün..beklerken onca mevsim geciyor hersey değişiyor bir ben ,ben kaldım aynı dersin..düşünürsün..düşünürsün..yine basa sararsın kaseti..

ah, bir ateş ver, cıgaramı yakayım
sen sallan gel, ben boyuna bakayım

uzun olur gemilerin direği
çatal olur efelerin yüreği

ah, ataşı gavur, sinem ko yansın
arkadaşlar uykulardan uyansın

15.9.06

sıkıldım herseyden..
herkesten..
bir ben
bir ben daha
..
canım sıkkın.
neyse hiç başlamayayım.

1.9.06

evim evim güzel evim, cenetim cehennemim!

geldim dun akşam. yapılacak bir sürü iş var ve evde sular yok:( bulaşıklar yıgıldı.ev tozlu.bir de dogal gaz calışmaları yüzünden gelen gürültü ve toz cabası..
olsun ben yine de anlatayım size izmir maceramı.birden bire verilen kararla çıktım yola.hayatımda bir cok sey birden bire oluyor zaten.planlayamıyorum birseyeleri, hep planlamayı isterken..belki de böylesi daha iyi.

beni karsışayan sıcacık bir gülümseme vardı, özlem dolu kucaklaşma..yorgunluk gidiverdi birden.dogum gunuydu sonucta herseyi planlamışlardı.oysa sürpriz yapmak varken ona.hediye vermek, almak kadar zevkli.bir hoş oluyor için, paketi actıkta sonraki yüz ifadesini gördükten sonra daha bir güzel oluyor..vakit ikimiz içi dardı,"kaptan zaman" yine gidecekti:( (ve gitti) kısa ama uzun olan vaktimiz güzel gecti..tavsan hissetti bizi.
















kordon adımlarımızı dinledi. sevgi yolundaki tursucu kıyak gecti bize.ben suratımı ekşitmiş bir yandan içerken acılı tursu suyumu, amcanın bakışlarını yakaladım.gülümsedi.sonra kumpir faslı, karnım epeyce acıkmış.




yazasım yoktu bugun..aslında baslasam gerisinin gelecegini biliyorum.eylülün ilk yazısı.hava sogudu biraz.üşüdügümü hissediyorum.hep böyle mi olur?

izmir'de hediyesini alacak iki kişi daha vardı:) onları gördügüme cok sevindim.neden bilinmez eskiye döndüm.küçüklüğümü özledim.onlarla gecidigim vakitlere gittim.okula gidişimiz geldi aklıma.servis geldi, koşuşturmaca geldi ve son olarak bizi ayran sınav ve sonrası sonrası.. hepimizi birer hayat cizgisi var ya, ben o cizgilerin belirgin olmasını istemiyorum..benim çizgim bulaşsın sana, ona digerine. seninki de bana.her daim sevdiklerimin yanında olayım.aynı zamanda kendi hayatımda.aynı zamanda baska bir yerde.kendimi klonlamalı mıyım ne?yetemiyorum kendime.zaman az geliyor, yaptıgım buyuk bir iş yokken.
çam sakızı coban armaganı hediyelerim sahiplerine ulaştı .. ben de artık evime. gitmem gerek bu sehirden diyorken geri geldim yine. küçük memleketimi özleyivermiştim bir hafta içinde.memleketimi değil de , memleketimin beslediklerini mi özlemiştim yoksa?
















bir diger yanda koyup geldigim deniz kokusu..bir yanda vapurda yedigim gevrek..o sokak..o yeşil, o mavilik...karşıyaka..alsancak..








hepsinin tadı ayrı galiba..orda sevdiklerim burda sevdiklerim.. ne yardan geciyorum ne serden..sonuc olarak mutsuz oldugumu düşünüyorum kabugumda.

bir de ilk defa ben faytona bindim.ne eglenceli birseymiş o? kordonda tıkkıdı tıkkıdı gezmek(amcayla da bi pazarlık etmişim ki sormayın) dantelli cicekli böcekli bir arabamız vardı.prenses olduk kankayla. yanımızda gecen son model arabalar halt etmiş.hobareyyy diye geciverdik yanlarından:)
















eylul geldi ya,demiştim.severim eylulu bi hüzün kaplar içimi.bir de gitmeler sarar benliğimi.dalgalanma var..yalan mı yoksa denizler?



özledim..

22.8.06

where is my mind..

gidiyorum kısa bir süre izmirde olacagım..olley olleyyyy.yaz okulu da bitti.yuppii..arrivaaa..aslında pamukklae maceramızdan bahsetmek isterdim ama..zaman yok...bi isteginiz var mı blogger kardeşlerim?

15.8.06

bardağımı kaptırdım bi velete:o)
















allahım ne şirin çocuk bu yahu..dun akşamüstü terası sulamaya cıktım balkondan bi ses:" denizzz apla,deniz aplaa!" diyo bi baktım zeytin zeytin bana bakıyor.hemen kaptım çocugu yanıma geldi.mutfakta benim bardagı gördü inek inekk dedi durdu.ben de ona kola verdim.nasıl içti görmelisiniz kafası kadar bardak:) allah analı babalı büyütsün seni..parmaklara bak hele..minicik ya :)








14.8.06

işkembe çorbası?

yahu kendime şaştım.çünkü olmuş saat 2:19 ve ben 2 kase işkembe çorbasını gümlettim:) şaştım kendime açıklamlara gelince:
1-ben işkembe çorbasını hiiiiiiiçç sevmem..iiğğğ..(ama çirkin seylerdüşünmeden yiyiverdim)
2-bu saatte hiç yemek yenir mi(bi kere alışmaya görün,bal gibi yeniyor içiliyor işte)
3-hani genelde alkoldan sonra corba içilir ya bu vakitlerde.hiç alakam yok acıktım ve içtim.
4-evde yiyecek bişi bulamadım acıkcası ve sarmsaklı sirkeli olunca pek bi hoşuma gitti :)
5-tembelliğim tuttu yine, yani bunun yüzünden sevmedigim bişiyi yedim(iyi ettim galiba)
6-amma da celişik bi insanım ben yahu
keşke fotosunu cekseydim,anca şimdi ceksem ceksem koca göbişimin fotosunu cekerim :P
7- içeriğini düşününce fena oluyor ,en iyisi düşünmemek. gnam gnam gnammm :)

7.8.06

inekli portakal suyu

Sıcaklardan hiçbirşey yapılmıyor.daha dogrusu içim istemiyor.iyice mayışıyorum,yemek yiyesim bile gelmiyor.karpuz vazgecilmezim.karnımı doyurabiliyorum karpuzla.bir de portakal suyu oohh keyfime diyecek yok,buz gibi.eksik olan tek sey tatil ve de..anladınız siz ;)
















ehehe muhtesem bardagım da pek hoş hani.ho ho hoyt dikkat inek çıkabilir :) eve gelen ufaklıkların ilgisini pek bi cekiyor bnm bardagım.(bencillikten olsa gerek onların kullanmasına izin vermek istemiyorum ama elde değil miniklere dayanamıyorum) küçük midelerine ragmen o koca bardaktan meyvesuyu , kola, su vs içebilecek potansiyele geliveriyorlar hemen.

















O değil de biz şu sıcakları napcaz?
portakal suyu?
(bardagımı veremem)

31.7.06

sevmek ve sevilmek..
ince bir çizgide ip atlarlar
bense izlemeyi tercih etmiş
bakarım oyunlarına
sevilmek bana dönmüş yüzünü
ne de güzel bakıyor
atlarken ipini sallanan saçları umrunda değil
ayağım takılır düşüncesini
atmış çoktan ceplerinden
söylemekten hiç çekinmediği
iki kelimesiyle oynuna devam etmekte
sevmek ise hep yanıbaşımda
o kadar çok yakın ki soluğunu hissediyorum
yagmur damlasının süzülüvermesi gibi
yanaklarından
gülümsemiyor tebessümle bakıyor bana
anne sıcaklığı kadar samimi
çıplak elle kar oynamış kadar soğuk ve gerçek
ikisine birden bakıyorum yine
aklımdan geçenleri
neden vaktinde söyleyemiyorum diyorum
gülümsüyorum..
...
bunu duymak bile çok güzel
çok basit,kısa,hep söylenen,tanıdık..
ama yine de anlamlı
ama yine de ilk senin söylediğin gibi
anladın sen...
'hala aynı'
'ilk günkü gibi'
dedin ya bana
yine güldüm
yaptığım en önemli iş bu galiba :)
bazen kaybolmak isterken
birilerinin seni sobelemesi
ve elini sana uzatması
yine gülüş
...
kızmıyorsun ya bana
hani ben ne yaparsam yapayım
hep şuracıktasın ya
bunu hissettiriyorsun ya
aslında yanımda değilsin
biliyorum ama yanımdasın işte
'gülme sakın'
'öyle deme'
'ya ama öyle değiiiil!'
bir ben diyeyim sana
'biliyorum işte'
yine yoksun
yine aklındayım, söyledin bugün
'zaten hiç çıkmadın ki'
'hadi canım sendee'
ne diyorduk: akışına bırakalım..
o kaddar!
bir de
zıplamak lazım
:)

28.7.06

):

yazasım yok..okuyasım yok..okula gidesim yok..yemek yiyesim yok..yok işte.. elde koca bi sıkılmışlık var..buyurmaz mısınız?

22.7.06

bloglara uzak kaldım diye düşünürken sonunda tam anlamıyla oturdum basına.
neyse ben geldim ama takip edecek bir cift değil de bir TEK gözüm var.ben güzel güzel evde otururken dışarı bile adım atmazken sonunda ikinci vizemin yerine gececek olan projem için anaokuluna gitmeye karar verdim.evet o gun bugundu.aldım elime fotograf makinemı cıktım yola.bu arada yanımda number10 var yoldas odu sağolsun. ben neden lafı uzatıyorum ki bu kadar anaokuluna gittik ama iki girişi olan okula nerden girecegimizi düşünürken bahceden gectik .işte olay burda ;ben gecemedim direk karardı gözüm!çotank diye oturdum kaldım. bizim anaokulunun bahce kapısının üzerinde bi demir varmış tabi ben onu görmedim(benim sakarlıgım kabul ediyorum) kafa attım oraya ama gercekten anladım o kelime grubunun manasını.'hayatım film seridi gibi gözümün önünden gecti' bu lafa ilave olarak karartı hakimdi olayda.arkadasım sagolsun yanımdaydı iyiki, hemen anaokuluna girdik(hemen girmedik benim toparlanmam zaman aldı) ben projeyi unuttum zaten direk calışanlardan biri bana buz getirdi ve eriyene kadar orda girişte oturduk.gözümden istemdışı yaş geliyordu( istemdışı falan değil yahu, anaokulunda,hem de girişinde ağlıyorum demeyi yediremiyorum kendime ondan) ama bir kaç damla aktı gözümden işte.tenturdiyot falan surdu number10. ama acıyo işte. ordan çıkıp bi polikliniğe ugradık ,saolsun bu saglıkcılar ne kadar alakalı insanlar(yersen) siz zaten gerekeni yapmışsınız dedi ve suratımıza 'hade cıkın gidin gari' demek istedi dolaylı yönden. eczaneye girdik o da bi krem onerdi şişlik için.
işte ben şimdi evdeyim ama sol kaşım gayet şiş ve hafiften mor acaba sabaha ve diger gunlere iyice morluk artmış mı olcak ki? ya da gözümü altına kadar inerse o morluk? ya da morlugu gectim ben gözümü acamayacak kadar bir şişlikle uyanırsam sabaha?
korkuyorum,bi de acıyor işte(demiştim galiba)

paylaşmak istedim ben de bunu ,pek de gerekli değil hani..aman ne bileyim işte ilgiye ihtiyacım var.böhüü böhhü böhhüü aglarım bak..ağlıyorum.

ha bi de azcık bi çizik var acaba tetanoz olmam gerekir mi ki?

21.7.06

papatyalar

o yorgun ve sıcak günü hatırlıyorum..okula gidesim her zamanki gibi yok.aval aval etrafıma bakarak ve içimden 'okul yolu düz gider' sarkısını söylüyorum(arada dışa vurmuş olabilirim sarkıyı,nasılsa bomboş değil mi okul yolum, kim duyacak)-bu arada sarkının devamı nasıldı-
bir hışırtı duydum baktım birşey yok.sonra yine duydum bu sefer nerden geldigini anladım minik bir kaplumbaga bana yalnız değilsin diyordu.onun fotografını cekmeye calıştım ama nafile kaplumbaga kardes nazlı cıktı.ee napalım dedim,bekle bekle nereye kadar..hiç tepki de vermiyor bana.. dersim, işim gücüm var.örümün sonuna kadar sevimli halini yakalayacagım diye bekleyecegimi düşünüyorsan yanılıyorsun dedim ve az ötedeki güzelligi gördüm. durdum düşündüm nerden nasıl ceksem fotografı diye ama telleri aşamazdım ya, yeteri kadar zoom yaptım ve işte o güzellik..yeşilligin verdigi bi huzur, güneş ışıgının daha bi güzel göstermesi kendisini ve bana poz verdi :) sonra sonra farkettim papatya bana poz verdi ancak aramızda tel vardı! uzaktı bana,kendisini görmem izin verdi kaplumbaga gibi saklanmadı ama telleri hesaba katmamıştı kimse..
telleri nasıl kaldıracagız şimdi?




15.7.06

tırnaklarıma nolduuu???





bir eğlendim bir eğlendim ki sormayın.. oje sürmek için bir renk sececekken hepsinden kullanmaya karar verdim :P(gayet iyiyim) sonra da işin kötü tarafı ben sağ elimi kullanabilien bir insanım,anlayacagınız sağ elimin tırnakları diger tırnaklarımın yanında kontrol grubu gibi kladı..ölece baktılar bana(hani ban hani bana dediler) ama ben tırnaklarımı boyadıgım gibi çıkardım..zaten bu sekilde dışarıya da cıkmazdım.ama çok güsel oldu..ben begendim.yetmez mi?




10.7.06

yetenek meselesi

bi mail gelmiş arkadasımdan. çok begendim.yani ötesinde HARİKA dedim durdum. bi hile var mı bilmiyorum ama ben yokmuş gibi düşündüm ve hoşuma gitti.
ben de kimi zaman kızıyorum kendime, neden vakti zamanında güzel sanatlar anadolu lisesini kazanmışken gitmedim diye.hoş su an memnunum okulumdan bölümümden ama resim içimde kaldı böle cuk diye oturdu.demiştim ki kendime ilerde hobi olarak devam ederim nolcak ki..hiç de ölyle olmuyor işte, bıraktın mı bırakıyorsun(en azından ben öyleyim) hala yaratıcı oldugumu düşündügüm zamnlar oluyor elbette ama daha iyi olabilirdi de..neyse keşke demek değil bunlar.ama birazcık daldan dala atlamak herseyden yapmak/yapabilmek istedigi bendeki. bana kalsa ben sporcu da olmak istiyorum, bir enstruman calabilmek.tiyatro ,dans falan..ay hepsinden birer birer bındıklamışlıgım var ama nedense devam etmedim neden böle acaba?
deli miyim neyim(deliyim deli)

8.7.06

metro






bir yandan metromu yemişim,azcık notlarıma bakmışım.sonra da sıkıldım zaten.yazın okulmuş dersmiş hiçbiri cekilmiyor ki.
notlara bakmazdan evvel biber dolması yaptım, çok becerikliyim ya, bi seferde parmagını dograma,işte yaralı parmaklı metro.hmmm broke finger with chocolate..this is perfect!(ya deli yaaa inglizceye bak hele) güldürme beni allaşkına deniz.dur iki dakka yerinde. sıcaktan buhar olup uçcam su an sıvı haldeyim ve gayet cıvıdım, di mi?
-evet haklısın.
ne diyordum ben.(bungee jumping yapmak istedim şimdi de)arada dengeyi bozdugum aralıklar oluyor
-kesinlikle dogru bir teşhis!
odam masam dolabım pek bi dagınık görünüyor.ben ise aldırış etmeden devam ediyorum hayata.arada gözüme çok battıgı vakit düzeltmeler yapıyorum.mesela orda görünen dolabın sol kenarına yapıştırılmış bişiler var :) ben de şimdi düşündüm taaa küçükken yapıştırmıştım yunus günçe fotolarını,bundan 6 sene once :) hala durması garip geldi.demekki gözüme batmıyormuş o.(yakışıklı çocuk vesselam)
ee dagınıklıga bakın hele, bi yerde cüzdan bi yerde sarj cihazı,kalemler, tütsü..ohoo bi de benim elim yarabandıyla pek bi şık görünüyor :)
saat kaç oldu ben hala pijamlarımla evde geziniyorum.evden cıkasım yok.bi tek deniz eksik birazcık kum,birazcık güneş kremi..off bea..tembel miyim neyim..saydıklarım suan olmasa sa sefam olsun pek bi güzel böyle olmak..

4.7.06

ada sahillerindee bekliyooorum

fotograflarıma bakıyodum azönce ve paylaşayım istedim.ne de güzel eğlenmiştim..güzel gecirdiğim günlerden biriydi.'zaman' orda takılı kalsaydı.takılı kalmak değil de zaman öyle anları hep yasatsa,hep güzel seyleri yaşasak. şimdi zaman hep heybeliada'da takılı kalsa bi yerden sonra sıkılırdım.bak yazarken celiştim yine kendimle, peki zaman hep güzel anları yaşatsaydı nolurdu? bu sefer güzelliklerin kıymetini bilemezdik heralde.oohoo ben işin içinden çıkamadım.peki nolsun,o zaman hep 'zaman' bizden yana olsun. nerede yavaşlayacagını-tadını cıkarmak için- nerede hızlanacagını bilsin.

ee gelelim benim heybeliada macerama;
efenim smile & skull cifti için birer adet bisiklet alalım dedik(bu çift biz oluyoruz tabiki)koca adayı nasıl gezecegiz yoksa :) ben sepetlisinden aldım kendime, ee malum kız kısmının cantasıydı telefonuydu ıncıgı cıncıgıydı derken koyacak yer gerekiyor. hatta yolda gördügümüz erik agaclarından koparılan ekşi erikleri de koymak için ayarlanmış bi yer oldu sonra.

bisikletle çıkarken yoruldugumuz o yokuşu yürüyerek çıksak nasıl olurdu bilemiyorum ama sonrasında buyuk adayı burnunun dibinde görüvermek pek bi güzel oldu.(buarada aslında çitfli bisikletlerden almayı planlıyorduk ancak iki kişi olunca cok zorlanırız düşüncesi bizi yendi-ki iyiki almamışız,çok yoruldum ben-

derken bi mola verdik piknik yapılan yerlerde kola içtik çekirdek çıtlattık, cips yidik bi de. sonra aldıgımız enerjiyle yeniden keşfe cıktık. birden ne göreyim arkamdan at sesleri ama öyle böyle değil, korktum vallahi beni ezip gececkler diye.basıboş at sürüsü tıkıdı tıkıdı yaparak değil de gümbüdü gümbüdü yaparak gectiler heyacanımdan ben makinemi çıkarmada gec kaldım ama cekebildigim kısmı bu kadar.
bir yandan da faytonlar gelip geciyor, en rahatı onlar sanırsam bineceksin kardesim prens ve prenses misali hoppp adayı gezdiriverecekler.
adadaki evler de cok sakın cok sessiz tam kafa dinlemek için.ben evleri incelerken 3 yorgun kuş gördüm, ohh bulmuşlar mis gibi yer, ölece yatarlar tabi(kuşlar yatar mı,yoksa oturur mu ben bilmiyorum,anladınız siz,ondan işte)

eh ben faytona binmedim ama ata bindim, ilk önce bi korku sardı içimi,küt küt küt küt diye sesler cabası(sadece ben duyuyordum o ayrı) derken bi alışmışım oohooo kim tutar beni. atımın adı(hemen sahipleniverdim) rüzgardı(heuehhe hiç bilnmeyen bi isim di mi?) neyse işte o da sevdi beni, tedirgin okşamalrımın ardından mıncırmaya basladım hayvanı, hani bi kızsa tepetaklak atacak beni,ama benim umursadıgım yok :)

sonra yalnız bir kuş gördüm kayaların üzerinde , annesiyle birlikte babasını bekleyen kuş da vardı catıda..
karnımı doyurduktan sonra vapurumuzu bekledik(sahipleniyorum demiştim değil mi) o sakin yolda


















el salladım heybeliadaya sessizce baktı bize, ,kuşlarıyla ugurladı bizi..