CLICK HERE FOR BLOGGER TEMPLATES AND MYSPACE LAYOUTS »

6.12.16

Orda bi boşluk var nasıl dolar bilmiyorum, canıımı çok acıtıyor,  hem de çok. Tarifi yok, yok işte...Tekrar göremeyeceğini bilmek, çıldıracak gibi oluyorum bazen. Onca zaman geçer, ama o acı hiç geçmez. 50 yaşına geldiğimde de hiç geçeceğini sanmıyorum. Meğer ne büyük eksiklikmiş sensiz kalmak. Asla seni göremeyeceğim, asla. Bu ne büyük ne kötü ne boktan bir his... Eşyalarla avunurken onlar da gitti işte, geriye hiç bir anı kalmadı. Senden bana bir şey kalmadı. Hiç. Sadece ben ve kafamdaki anılar. Bencilliğimi yapıp bunlar bana yetmiyor diyorum. Yine çocuk gibi oldum saçmalıyorum, koskoca kadın oldum şu sümüklü hal de yakışmıyor bana. Ama niye ? Niye demekten kendimi alıkoyamıyorum. Çok mu kötü bir insandım, sen de bunu haketmedin daha çok vaktin olmalıydı birlikte geçireceğimiz....güleceğimiz...  o kadar dua ettim, işe yaramıyormuş işte. Beyin çömelmesi halim geçerse bu yazdıklarımı hiçe sayabilirim. Ama geçmiyor...
Duy beni anne, delirmeden ben, sen beni duy ve bi çare bul.

24.10.16

Ne için yaşıyoruz?

24.9.16

UZAK KADERLER İÇİN
Birgün, bir yağmurla garip garip 
-Çoluğu çocuğu terk edeceğim.- 
Bir sevgiyle doymayacak kalbim, anladım 
Alıp başımı gideceğim.
Asır yirminci asırdır, amenna 
Bir yanımda sevgilerim, bir yanımda sancım 
Neon lambaları büsbütün karartır gecemizi 
Uzaklar daha uzaklaşır 
Bir define çıkarır gibi kayalardan, Ademden beri 
Sımsıcak sevgilere muhtacım. 
Bir gün alıp başımı gideceğim 
-Yıldızlar ışısın, yollar üşüsün, yollar...- 
Belimi bir ılık şal sarsın, mavi 
Hüzünlü bir serencamın ardından, şarkısız 
Rüyalarım unutulmuş bir handa pes desin 
Görmüş geçirmiş bir çift duygulu dudak karşısında.
Kendi kendine çekilmez oluyor ömrüm 
Her insanın ayrı ayrı yaşayabilsem kaderinde 
Diyarı gurbette kanlı bir aşk 
Bahtsız bir çocukluk uzak köylerin birinde 
En uzak beyazlar, 
En yakın ikindilerde, duygulu 
Ve bir sahil meyhanesinde bir akşam 
İçip içip ağlasam...
Nasıl kısa kesmeli bilmiyorum? 
Herkesin derdinden pay isterken. 
Uzak kaderlerin suları çağlar simdi 
Yıldızlar dökülür sonsuza içimizden.
Birgün, bir parkta otururken, biliyorum 
Bir el yağmurla dokunacak omuzuma 
Bir çift göz, bir davet, bir kalp 
Çoluğu çocuğu terk edeceğim. 
Yapraklar dökülecek, çiçekler solacak 
Bir sonbahar, bir sabah ve bir yağmur olacak 
Toprak ve insan kokularıyla, 
Uğultulu bir sarhoşluk içinde, yıllar için 
Başımı alıp gideceğim. 



Turgut UYAR

17.9.16

Kaç sene geçti ömründen ?
Ben 30 seneyi ardımda bırakmışım. Çok çabuk geçen 30 tane 12 ay.
Kimi bomboş, kimi dopdolu,
senli
benli
tekli.
Rakılı mezeli ama hep uzun saçlı.
60 sene yaşasam, hımm bu çabuk geçen 30 tane 12 ay kadar daha kaldı geriye.
Neyse...
Bugün bir brovni yemeliyim, unutmadan. . .

8.8.16

Yere düşüyorum, peşimden sen düşüyorsun. Yerde sarılıp gizli gizli öpüşüyoruz. Öyle bir bakışın var ki, yalvarırım gitme diyor. Çaresiz, ayağa kalkıyorum. Gidiyorum.

28.2.16

BİTMEYEN

Ve ağzım ağzını öptü ise
Çünkü için sözle doludur
Elim eline değdi ise
Çünkü elin yaratılmış işler doğurur
Gözlerine baktım ise
Ki bakmışımdır
Onlar bir denizi sezme derinliğindedir
Ve saçlarına
Ve boynuna
Ve omuzlarına
Baktım ise
Ki bakmışımdır
Onlar bir kuşun uçuşunu
Sezme derinliğindedir

Ey sözlerim benim
Onlar ki bana her zaman
Bir diriliş verenedir

Meselem bitmeyendedir

Edip CANSEVER