6.10.05

HEPSİ BU

...Geceler
Yani Ahmet Haşim'in kafiyeleri
Seni aklıma düşüren
Yerçekimi değil
Yalancı yıldızlar
Öyle uzaksın ki
Üflesem soğuyacaksın
Sarılsam okyanus
Bir aşka yetecek kadar
Ve anımsatacak kadar
Sebepsiz bir ölümü
Acılarımız ve kafiyelerimiz var...
İşte hepsi bu kadar...

Yılmaz ERDOĞAN

ışıkları söndürdüm

Bu sabah yine aklıma takıldı,size de olur mu bilmem ki?zaten sabahları gecelerle karıştırır oldum.uykuluyum ama uyumuyorum...Rüyalar bitti mi yoksa?Doğru değil ki rüyalar,aklıma takılanlar.Bu 'ben' ben değilim sanki
Çok yorgunum,üşüyorum...
Vaktini bekliyorum,yine oyun oynamayalım n'olursun!Takatim kalmadı ki artık,üstlenmişim bi kere rolümü ,benimsemişim..Biraz 'sen'varsın biraz 'ben'...Bir türlü 'biz' olamayan birliktelik.Oysa buna birliktelik denmez ki.Olsa olsa bu 'hiçbirseysizlik'.Peki hiçbirseysizliğin anlamı ne?Ama istemezdim ki böyle olsun,o bakışlardan sonra keşke birer çift söz de dökülseydi.Elini uzatsaydı benim minicik yüreğime.Hissettiğimi anlasaydı,aklımda oldugunu,düşündüğümü,dalgın olmadığımı..
Evet hata yaptım galiba,ama bu bi özür değil,sadece hatalıydım,sen bilmesen de,görmesen de...Huzursuzlugunu yasadım bir agustos gününde.Kendimi kandırdığım yetmiyormuş gibi..Agladım sabahlara kadar,içtim,içtim yine ağladım.Baktığın ama göremediğin kapı gözlerinin önündeydi,kilitliydi,oysa anahtarın nerde olduğunu biliyordun.Açmak ise aklına gelmedi değil mi?Sadece anahtarının oldugunu gösterdin bana.Bu değildi ki benim beklediğim.Açıp girmeliydin kapıdan,ışıkları yakmalıydın,işte o an çok şey söyleyen bakışların yeterdi bana.Dalgın değildim ben,dalgın değilim yine...

ilacınız

zaman herşeyin ilacı ya.. ben de gün geçtikce iyileştiğimin farkındayım..keşke bi çok şey de grip gibi çabuk gecse.. ya da geçici olsa

3.10.05

bogazım gıdıklanıyo

ayrıca kulaklarım da gıdıklanıyooo..doktor yok mu?burnum da hafiften akmaya basladı..inanamıyorum yaa(sanki ilk defa olan bişi)ben grip oluyorum...nerden bulaştı bu virüs beaa bi yakalasam.benim bunye kaldırır insallah hıkk hıkkk hıkk(bu ne demek bilmiyorum)

27.9.05

...

yalnizlik giysim üzerimde...

iste otobüsten indim ve yürüyorum...yine ayni yüzler ve ayni cadde...dudaklarimda bana çok sey animsatan buruk bi sarki ''bir gün gelir de bir an,cokca zamanlardan sonra,geri dönüp baktiginda,bilmem anlar misin?O senin bir aninin benim ömrüm oldugunu,ne cok sevildigini artik çok geç oldugunu...''

19.9.05

anlasana!!!

biz aslında acı cekmekten hoşlanıyoruz galiba,o zaman daha manalı oluyo hayat,tadı tuzu oluyor hüzünler,baharatı oluyor ayrılıklar,beklentiler ise hiç son bulmuyor hep bir sonraki tada kalıyor...hiç tatmadıgımız birseyin tadını merak ediyoruz bazen,deniyoruz,derken alışılmış oluyor bizim için.hadi yeni bir yemek sunuyorum şimdi!!!ve işte bitti yemek,ama karnımız yine acıkacak...üzerine bir de künefe...Artık istege baglı.evet sihirli kelime burda işte''isteğe bağlı''nedir hayatın kuralı?tüm bu yangınların kıvılcımı nerden cıkıveriyor.Yok yok ben biliyorum ki; hep yeni seyleri istiyoruz,yetinmesini bilmiyoruz,farklı denizlere yelken açıyoruz,denizlerden okyanuslara...ama farkında değiliz kendi denizimizde boguluyoruz.Hadi yine başa döndük.
__Merhaba!
_Merhaba
__nerdesin?
_yemekteyim...