9.6.08

kesitler

-bisküvilerden ayırmalıyım haftaya birlikte yeriz :)
-bu agacın büyümesi çok zaman alır sanki ? (olsun bizim de vaktimiz çok)
-özledin mi nen beni?
-olymposa gidelim?
-kendine dikkat et
-pc başında geçirdiğin onca zamanı biraz da bana ayırsan
-ya gabak ya
-yalanÇı
-erik alalııııım mı?
-kime baktın sen?
-bi gün öğreneceğim cheesecake yapmayı!
-bi kere geç kalma
-kime diyorum
-tarçınlı kurabiye?
-bu saat oldu hala uyuyorsun
-abim ne malak insansın sen
-sana teyze demesi için seni sürekli görmesi lazım.
-artizlik yapma!
-bizden bi .ok olmaz
-büyümek?
-hani bi kare vardı ya, işte o..
-kanka buluşalım da içelim be
-bu ne be?
-tatile gidelim mi?
-kız paris güzeli
-where is the toilet?
-öpenzi, kaçanzi, sevenzi, ...zi
-küçük kurbaa, küçük kurbaa, kuyruğun nerede?
-teyzoş
-sıkıldım
-amma süslüsün be.
-kes!

6.6.08

kimsin ki?


rahatlamak gerekir bazen değil mi..nasıl oluğunu bilen varsa beri gelsin.
yazamıyorum. yitirdim cümle kurma yetimi.
yorgunluğum hiç bitmez mi benim?
bırak ya..


Kıyısız Deniz.mp3 - Ezginin Günlüğü

22.5.08

ahmak

olur ya işte bazen aksilikler. beklersin, ümit edersin falan ama istediğin gibi olmaz, o şekilde ilerlemez. olduramazsın bir türlü. o zaman nedir doğru olan kimseye zarar vermemek için çırpınmak kendine konuşmak, söylenmek.. derken sessizliğimdeyken ben yine bir kıpırtı hissederim, bilirsin ya su hemen dalgalanıverir tepkisiz kalamaz. ama öyle değil bu sefer. bu suyu dalgalandıran huzursuz edici birsey; üzüyor, sıkıyor, cevapsız sorular geliyor peşi sıra. bu kadar mı? yok yok değil daha nasıl eziyet edilebilir..nedir?
biliyorum karmaşığım, anlaşılmıyorum, hatta anlatamıyorum. kendimi ifade edemeyecek kadar iyi değilim.
bu muydu?
suya kocaman bi taş atıldı dalgalandı dalgalandı ve sıcradı damlalar. aslında sorun taşı atanda değil, değil mi suyun dalgalanmaması lazım. suyun problemi bu yapısı öyle olmasaymış, akışkan hareketli ya da her neyse işte öyle olmasaymış, canı acımasaymış. meğer kabaha sudaymış da ben anlayamamışım hikayeyi.
zaten hangi hikayeyi anladın ki!

13.5.08



nerdeyim nerdeyim daha evime gidemedim :)
burayı cok seviyorum ben ya.. nasıl bir havası var kestiremedim.büyüleyici.

5.5.08

dönüş

artık sona geldim..bitti birdenbire. son bir günüm kaldı. arkadaşımı da uğurladım . yalnız başıma yolda şarkı söyleye söyleye geldim. tek tek vedalaştım sanki..caddeyle, köprüyle, parkla, kiraz agacıyla, onunla bununla..buraları özleyeceğim. dönünce fotografları düzenlerken buraya da çakacagım bi sürü..nasılsa vaktim olacak. bi sürü de malzemem var. hadi bakalım şimdilik herşey yolunda gidiyor umarım herkes kendi yolunda yönünde işte her ne deniyorsa artık, mutlu olur..unutmadan ve vaktım olursa eger kendime de mektup yazayım ben-her ne kadar benden sonra da gelcek olsa-
bu esyaları birileri benim yerime hazırlasa cok güzel olcak :)
başladı tembellik yine hadi buyur burdan yak..
interrailmiş avrupaymış..özledim demiştim di mi?

24.4.08

büyüyorum


evet aynı zamanda yaşlandığımı da biliyorum.. öyle çok yoruldum ki, öyle çok hırpalandım ki ne yazmaya ne de birileriyle paylaşmaya mecalim kaldı. iki günden beri birden bire uyanıyorum geceleri, kabus desem değil karabasan desem değil anlayamadım. işin garibi hatırlamıyorum da ne olduğunu. dün sabah -sakarlığım üstümde ya- merdivenlerden yuvarlandım. evet tam anlamıyla düşmekti benim bulunmuş olduğum pozisyon. birşey olmasın diye parmaklıklara tutundum ama aşagıya kadar sürüklenince bu sefer avcumun içi yandı. geçen hafta da düşmüştüm bisikletten.. hadi bakalım üçüncüsünde uçaktan düşmesem bari, gider ayak..(tövbe tövbe)
canım sıkkın, uykum da çok. uyuyunca geçecek gibi değil. hamster gibi hissediyorum kendimi mi kandırıp duruyorum ne? çemberimsi şeyin içinde ilerlediğimi sanıyorum. tek ilerleme..neyse.
neymiş: " düşe kalka büyürmüşüz" yok bu bebekler için söyleniyordu değil mi, ben de hamsterlara söyleyeyim bunu. hamsterlar da salak değil ya neden dönüp duruyorlar ki..
az kaldı..