12.12.09

martılar şarkı söyler bana

yine evdeki bayat ekmeleri almadan çıkmışım. alışkanlık haline gelir belki bi gün. o zamana kadar martıları başkaları besler. bu da bir vurdumduymazlık mıdır? ciddiye almama mıdır? yoksa gereken değeri göstermemiş olmak mı kimbilir.. belki de öyle olması gerekiyordur. ama martıları seviyorum. buna engel değil. karşılık olması mı gerek canım. seviyorum da onlar için napıyorum? anlıyor onlar, anlıyor. akıllı onlar. peki sen diye sormalı mıyım dersin, sen ki her nerde isen, nolur martıları sev, denizi sev.



ve demiş "ben zavallı, ben yıllardır denize hasret, bakar bakar ağlarım..." diye. ağlarım da sanma ki hüznümden.

ve yine:

"Yosun kokusu
Ve sahile çekilmiş dalyan direkleri
Sahilde yasayan çocuklara
Hiçbir şey hatırlatmaz."

o'nlar oyunlarına dalmışlar, farkında bile değil bu güzelliğin .

"eskiler alıyorum, alıp alıp yıldız yapıyorum" kimse görmüyor kimse bilmiyor. rakı şişesinde balık olma moduna giremedim hala.

"Bilmezler yalnız yaşamayanlar,
Nasıl korku verir sessizlik insana;
İnsan nasıl konuşur kendisiyle;
Nasıl koşar aynalara,
Bir cana hasret,
Bilmezler."

bilirler belki de belki de belki de.. hep bir ihtimal içinde savrulur ilerleriz işte. vakitli vakitsiz.
karışık oldum ben. diyorum hep, şükretmek lazım diye. havalar soğudu mu ne?



26.9.09

yeni kayıt

yeni hayat
yeni düzen
yeni ortam
yeni çevre
yeni insanlar
hayat çok garip sahiden..


geçen bi mail attım arkadaşa, ismi bende saklı :P belki kısaca özetler neler yaşadığımı.. özellikle son zamanlarda.

"bilirsin zor insanım bunca günden beri hep sen adım atıyordun bana, bıkmadan yorulmadan.. :P ve şimdi sanırım sıra bana geldi..hayat cok garip değil mi? cem garipoğlu yakalanmış, baya da bakımlı görünüyor sakalı dısında. 197 gün sonra , cuk diye gündeme oturuyor yine yine..acaba neyin peşindeler dersin? onca ölen öldürülen oluyordu da bu cok mu büyütüldü dersin? kızın babasının hesabına 3milyon dolar mi 3 bin dolar mi ney aktarmış katil zanlısının babası. kızın hayatının değeri de buymuş. ucuza gitmiş di mi? bu para olayı açıga çıkınca da okul yaptıracaktım o parayla diye samimi açıklamalarda bulunmuş. çok samimi buldum ben de, içten. gerçekçi. hayat garip, havalar yeniden güzelleşti. ben de hazır iyi gidiyorken ve bayramönüyken temizliğe koyuldum. dün yarım bıraktığım camları silicem. arka tarafın camları fena:D kum karmışcasına bi karış topraklı camlar..napalım, hayat işte. bi bakarsın eifell'desin bi bakarsın istiklal caddesinde cam siliyorsun... ::))) çok garip sahiden, dün gece memurlar. nette geziniyordum. son iki gündür sürekli girer oldum oraya. bir haber cıktı, bizim branslar için umutlu durum. ama ne kadar dogru bilinmez derken gece 3bucukta gördüm ilanı, sonra bu sabah baska bi yerde daha. meblere yazı gönderilmiş ücretlililerin alımını durdurun sözleşmeli kadro açıyoruz falan diye. http://www.internethaber.com/news_detail.php?id=207746 burda işte haberin acıklaması.. eger olursa hızlandırılmış sekilde bayramdan sonra tercihler ve hemen atamalar olcak, ekimde ögretmenlige baslıcak acıkta kalanlar. bu kasım ataması dedigimden haric bi atama, ek atama muhabeti. subatta yine olcak kasımda yine..bizim brans cok sanslı sanıyorum. hayat garip işte, ben de öyle. hani bütün işlerim son dakika oluyor ya benim. eger bunlar dedigim gibi cıkarsa bunu bir kez daha dogrulayacak. cok enteresan.:) öyle işte..ben biraz ev temizligine geri döneyim. yapcak işler cok...öpüyorum elma yanaklarından. hepimiz için hayırlısı olsun diyorum.

deniz "

yeni başlıyor herşey..

22.8.09

yorgun

ben deniz oldukça yorgun olmakla birlikte şu an tv'de rastladığım seda sayan sayesinde nasıl bi ruh hali içine gireceğimi kestirememiş durumdayım. neydi o birden patladı ya, bizim Issız Adam. hah işte filmle birlikte müziğinden tutun da günümüzdeki aşklara kadar herşey yeniden yazıldı biçildi değerlendirildi -ki hepimiz biliyoruz bu süreci- hala daha etkisini gösteriyor. sedanım "anlamazdın" şarkısını yeniden yorumlamış. yorum yapamıyorum. lütfen kanalı değiştirir misiniz?

hep kalabilirim o anda dediğiniz bir an'ı düşünsenize. iki dakkalığına çok değil. ama öncesini sonrasını karıştırmadan, sadece o an. tebessüm oluşuyor yüzünüzde. bir şarkı bile bu hale getirebiliyor bazen. güzel hisler bunlar. yaşam belirtileri.



16.8.09

sorunlara çözüm

hala gülüyorum. eger herhangi bir şeyden çok bunalmışsanız ve sorunun sebebine ulaşamamışsanız işte çözüm. ta ta ta tam!

tarife göre: " 100 gr. pirinç alınarak üzerine yedi defa "Hâ-Mim sûresi" okunur ve bu pirinçle pişirelecek pilav büyüye uğrayana yedirilir."

düşünsene deniz, böyle herşeyin bi formülü falan olsa fena olmaz aslında. apartmandaki komşuyu ele alalım. okuyup üfleyelim apartmana girip evine çıkana kadar ki zaman zarfında hiçkimseye soru sormasın. başka birilerine ait olan zarfları açıp okumasın. (çok içlenmişim ben buna hala çözüm bulamadım ondan) onun yerine işine gücüna baksın. kocasına işve cilve yapsın, kaşını bıyığını aldırsın, erkekten bozma kadın gibi dolaşmasın efendim. komşusu olarak rahatsız oluyorum. kocası napıyor teyzenin bu durumuna karşılık bilemiycem. sesini iyice inceltip keliemleri peşisıra kullanmasın. anlaşılır olmuyor. bunun için diksiyon kursuna gidebilir, halk eğitim merkezlerinde var bu tür şeyler. değil mi efedim, değil mi. ayrıca dişçiye de gitmeli. komşularımın dişlerine de karışacağım günler olacak mıydı. ahh ahh. (yapcak birşey bulamayınca ben de ona buna sarıyorum galiba bana bir tarif lazım) yaşasın kişisel temizliğine önem veren insanlar. olmadı galiba. neyse..

başka bir sorun bulalım. misal dolmuşların en arkasını 4'leme durumu. hep bana mı denk gelir bilemedim. bir de köşeye de denk gelmemek işin en kötü kısmı. iki yandan kıskaca alınmış gibi. işte bunun çözümü için 100gr pirinç az gelir bana kalırsa. bir kilo pirinc ve bir kilo nohut (çiğ olcak sert ve zahmetsiz) alıp dolmuşun içinde savurmak lazım ateş açmışcasına patpatpatpat!! bak nasıl da rahat edeceksin gör. hem de stres atıyorsun daha nolsun. bırak arka dörtlüğü , istediğin yere oturabilme şansın olcak.

markette poşet açılmaz ya tam siz kasadayken, işte o sıra çabuk uylanabilir bi formül lazım. yok bu olmadı. sırada bekleyen insanları görünce daha da bi telaşa kapılıyorum açacağım varsa bile açamıyorum gerisini sen düşün deniz. benim beceriksizliğim için belki bir formül.

hayata dair formül gerek aslında. her daim tarçınlı kurabiye tadında olabilmek için, bir duru gülümseme için, hep çocuk kalabilmek için, kimbilir.




dk

kaç oldu?

ben sayamadım.