22.9.22

Eylül

 Naber? Unuttum sanma. ;) 🎈

Hayatlar… dedi bi arkadaşım son buluşmamızda. Yarım kalan bir şeyler var ve bir gün gelip tamamlanacak diye düşünüyorum dedi peşine. Nebleyim bir an doğru gibi geldi ama sonra da yarım kalan bir hikaye olamaz mıydı ki dedim içimden. Sahi olamaz mı ki? Giriş gelişme ve sonuç mu olacak yani kompozisyon gibi.. havada da kalabilir pek tabi biz istersek. Zaten ne oluyorsa biz istedik diye olmuyor mu sanki. 

18.9.21

Yeni yayın dönemi

 Hoşgeldin

- hoş buldum. 

Nasılsın?

- iyi, sen? 

İyi… peki neden?

- çok şey değişti, çok. 

Biliyorum. 

- yine de unutmadım ben. 

Sevinmeli miyim?

-sen bilirsin. 

Peki. 

17.9.19

çabuk geçen yıllara

Kız en güzel elbisesini giymiş, oğlan renkli bir dünya boyamış... 

13.3.19

hep isterdim

kefir, kuru kayısı, kuru incir,
hayatımda üç önemli şey.
oysa 
ben hep isterdim ki
seyir, ıslak öpücük ve yaş üzüm
masamda yanıbaşımda 
gözlerin, dudakların ve tadın
tam şurada, 
çalardı inceden bir saz
ve işte o an
med cezirler yaşanırdı 
martılar söyler,
kediler dinlerdi
gün batana ay bitene dek
dudaklarım daha da şerbet
ben hep isterdim.




17.9.18

Yavaş yavaş


Anılarımdan
Rüyamdan
Sanrılarımdan
Bi gün de
Zihnimden
Ama
Dur şurda birer bira içelim
bugünün anısına 
Belki 
Rafların arasından çıkmaz 
bir sürpriz 
Elinde browniyle
Olmaz
Ama zihin işte 
Her şeyi yapmakta özgürsün be
🎈

26.6.18

vay. bence ben farkında olmadan ilk bloggerlardan olmuşum. yani olmamış bilog milog ama işte girişmişim bilmeden. kendi kendime bu fikre vardım. 2005 ne be? senede bir kere yazarak blogger mı olunuyor arkadaş? önemli olan bu işe girişmiş olmam diyerek şurdan sıyrılayım.........:)
peff zaman, bi dur bi yavaşla, gençliğimi alma nolur !
şimdi saçlar beyazladı. hala uzun. hala düz. ama kaz ayaklarım var, biraz selülit. az ayva göbeği, 3-4 kg artış. çok şık bir dövmem de oldu sonunda haa. kafa yine yanık bak. ama eskisi kadar değil. daha az romantik. ama yine de duygusal. gençliğimizin en güzel yıllarına denk gelen ve hala devam edecek olan "uzun" var mesela. üf bu konu sıkıcı lütfen geçelim.
gözyaşlarım gözümün ucunda geziyorum hep. bakarsan ağlarım misal. 18 dakka önce gördüğüm resime bir durakladım mesela. geçen de saçma bi şarkı yazdım duysan götünle gülerdin. şimdi unuttum şarkıyı. çünkü şu an ayşe hatun çalıyor kafam iyice yandı.
bakalım bakalım neler bekliyor seni blog :)

17.9.17

Eylül

Ve  yine geldi...
Bir şarkı gönderiyorum bu güne.
Biralar benden olsun, hediye.

21.5.17

maviye
maviye çalar gözlerin.
yangın mavisine
rüzgarda asi
körsem,
senden gayrısına yoksam,
bozuksam,
can benim, düş benim,
ellere nesi?
hadi gel,
ay karanlık...

itten aç,
yılandan çıplak.
vurgun ve bela
geliş durmuşsam kapına
var mı ki doymazlığım?
ille de ille
sevmelerim.
sevmelerim gibisi?
oturmuş yazıcılar 
fermanım yazar
n'olur gel,
ay karanlık...

dört yanım puşt zulası,
dost yüzlü,
dost gülücüklü
cigaramdan yanar.
alnım öperler,
suskun, hayın, çıyansı.
dört yanım puşt zulası,
dönerim dönerim çıkmaz.
ey leylim gecede ölesim tutmuş,
etme gel,
ay karanlık...


Ahmed Arif

14.4.17

Tam şu an 19:30 vapurundayım. Karşıya geçiyorum. Alsancağa. Kafamda bir sürü şey var gibi ama yok gibi. Menopoza giriyorum bence. Başka bir açıklama bulamıyorum kendime. Kim bilir kaç kere daha göreceğim gün batıyor.

30.1.17

İnfilak

Ben gidince hüzünler bırakırım
Bu senin yaşadığındır
Bir ev sıkılır kadınlardaki
Bir adam sıkılır kadınlardaki
Seni sevmek bu kadar mı
O benim yaşadığımdır.

Bazan da bir yerde kuşlar vardır
Ne uçmak, ne görünmek için
Bir karanfil pencereyi deler
Bir kapı kendiliğinden kapanır
İstesek sevişirdik, ama olmadı
Biz değil yaşayan acılardır.

Gitsem de her yerde biraz vardır
Hatırda zamansız bir plak
Bir otel kapısı, biraz istasyon
Vardır o seninle birlikte olmak
Buluşur çok uzaktan ellerimiz
Ve nasıl göz gözeyiz ansızın bir infilak.

6.12.16

Orda bi boşluk var nasıl dolar bilmiyorum, canıımı çok acıtıyor,  hem de çok. Tarifi yok, yok işte...Tekrar göremeyeceğini bilmek, çıldıracak gibi oluyorum bazen. Onca zaman geçer, ama o acı hiç geçmez. 50 yaşına geldiğimde de hiç geçeceğini sanmıyorum. Meğer ne büyük eksiklikmiş sensiz kalmak. Asla seni göremeyeceğim, asla. Bu ne büyük ne kötü ne boktan bir his... Eşyalarla avunurken onlar da gitti işte, geriye hiç bir anı kalmadı. Senden bana bir şey kalmadı. Hiç. Sadece ben ve kafamdaki anılar. Bencilliğimi yapıp bunlar bana yetmiyor diyorum. Yine çocuk gibi oldum saçmalıyorum, koskoca kadın oldum şu sümüklü hal de yakışmıyor bana. Ama niye ? Niye demekten kendimi alıkoyamıyorum. Çok mu kötü bir insandım, sen de bunu haketmedin daha çok vaktin olmalıydı birlikte geçireceğimiz....güleceğimiz...  o kadar dua ettim, işe yaramıyormuş işte. Beyin çömelmesi halim geçerse bu yazdıklarımı hiçe sayabilirim. Ama geçmiyor...
Duy beni anne, delirmeden ben, sen beni duy ve bi çare bul.

24.9.16

UZAK KADERLER İÇİN
Birgün, bir yağmurla garip garip 
-Çoluğu çocuğu terk edeceğim.- 
Bir sevgiyle doymayacak kalbim, anladım 
Alıp başımı gideceğim.
Asır yirminci asırdır, amenna 
Bir yanımda sevgilerim, bir yanımda sancım 
Neon lambaları büsbütün karartır gecemizi 
Uzaklar daha uzaklaşır 
Bir define çıkarır gibi kayalardan, Ademden beri 
Sımsıcak sevgilere muhtacım. 
Bir gün alıp başımı gideceğim 
-Yıldızlar ışısın, yollar üşüsün, yollar...- 
Belimi bir ılık şal sarsın, mavi 
Hüzünlü bir serencamın ardından, şarkısız 
Rüyalarım unutulmuş bir handa pes desin 
Görmüş geçirmiş bir çift duygulu dudak karşısında.
Kendi kendine çekilmez oluyor ömrüm 
Her insanın ayrı ayrı yaşayabilsem kaderinde 
Diyarı gurbette kanlı bir aşk 
Bahtsız bir çocukluk uzak köylerin birinde 
En uzak beyazlar, 
En yakın ikindilerde, duygulu 
Ve bir sahil meyhanesinde bir akşam 
İçip içip ağlasam...
Nasıl kısa kesmeli bilmiyorum? 
Herkesin derdinden pay isterken. 
Uzak kaderlerin suları çağlar simdi 
Yıldızlar dökülür sonsuza içimizden.
Birgün, bir parkta otururken, biliyorum 
Bir el yağmurla dokunacak omuzuma 
Bir çift göz, bir davet, bir kalp 
Çoluğu çocuğu terk edeceğim. 
Yapraklar dökülecek, çiçekler solacak 
Bir sonbahar, bir sabah ve bir yağmur olacak 
Toprak ve insan kokularıyla, 
Uğultulu bir sarhoşluk içinde, yıllar için 
Başımı alıp gideceğim. 



Turgut UYAR

17.9.16

Kaç sene geçti ömründen ?
Ben 30 seneyi ardımda bırakmışım. Çok çabuk geçen 30 tane 12 ay.
Kimi bomboş, kimi dopdolu,
senli
benli
tekli.
Rakılı mezeli ama hep uzun saçlı.
60 sene yaşasam, hımm bu çabuk geçen 30 tane 12 ay kadar daha kaldı geriye.
Neyse...
Bugün bir brovni yemeliyim, unutmadan. . .

8.8.16

Yere düşüyorum, peşimden sen düşüyorsun. Yerde sarılıp gizli gizli öpüşüyoruz. Öyle bir bakışın var ki, yalvarırım gitme diyor. Çaresiz, ayağa kalkıyorum. Gidiyorum.

28.2.16

BİTMEYEN

Ve ağzım ağzını öptü ise
Çünkü için sözle doludur
Elim eline değdi ise
Çünkü elin yaratılmış işler doğurur
Gözlerine baktım ise
Ki bakmışımdır
Onlar bir denizi sezme derinliğindedir
Ve saçlarına
Ve boynuna
Ve omuzlarına
Baktım ise
Ki bakmışımdır
Onlar bir kuşun uçuşunu
Sezme derinliğindedir

Ey sözlerim benim
Onlar ki bana her zaman
Bir diriliş verenedir

Meselem bitmeyendedir

Edip CANSEVER

17.9.15

Yaş pasta da ne?

Renkli meyve, tam da şimdi... Of ne güzel giderdi.
Ne demek renkli meyve ?
Basbaya işte, incir gibi. Misal.
Incirin üstüne mum koysak pasta da olur bence pek tabi.
Olur olur.